İğne oyası yeni modeller
12 Mar 2010, 19:43 | m-colak | henüz yorum yokİğne oyası yeni modeller

Suyu yeterince içiyormuyuz
12 Mar 2010, 18:45 | m-colak | henüz yorum yokSuyu yeterince içiyormuyuz
Hava sıcaklığı ve terlemeyle birlikte vücudun kaybettiği sıvının miktarının yüksek oranlarda olması ciddi hastalıklara zemin hazırlıyor. Güneş çarpması, yazın sıvı kaybını tetikleyen en büyük faktörlerden. Şeker koması, ishal, aşırı kusma ve kan kaybına bağlı olarak da ortaya çıkabilir. Bu rahatsızlıklar halinde sıvı kaybının zamanında giderilememesi böbrek yetmezliğine kadar uzanan ciddi sorunlarla sonuçlanabilir.
Aile Hekimliği Uzmanı Dr. Şirin Parkan, şeker koması, ishal, aşırı kusma ve kan kaybında su içerek sorunun çözümlenemeyeceğini söylüyor. Mutlaka bir sağlık kurumuna başvurulması gerekiyor.
Aşırı terlemeye bağlı sıvı kaybını önlemedeyse su içmek sorunu gidermede yeterli. Özellikle de yüksek tansiyonlu ve böbrek hastalığı olan kişilerde, aşırı tuz alımı sağlık sorunlarına yol açacağından, tuzlu ayran içmemeleri gerekiyor.
Çocuklara su içmelerini hatırlatın
Herhangi bir sağlık sorunu olmayan ancak aşırı terlemeye maruz kalanların, tuz alması yararlı. Çocuklar sıvı-elektrolit dengesine daha duyarlı oldukları için çok daha dikkatli ve tedbirli davranmak gerekiyor. Çocuklar su ihtiyaçlarını fark etmeyecekleri ve ifade edemeyecekleri için bunu akılda tutup bol bol su içirmekte fayda var. Aşırı terleme ve sıcağa maruz kalınması su ve ayran içmek, vücutta terle birlikte oluşan mineral kaybını önler.
Özellikle de diyabet, tansiyon ve kalp hastalarının dikkatli olması şart. Beslenme ve Diyet Uzmanı Şengül Sangu Talak, evde yapılmış, tuzu ve yağı az 4-5 bardak ayran içilmesini öneriyor. İçindeki sodyumun yüksek oranda olması nedeniyle soda tansiyon hastalarına önerilmiyor. Talak, “Kabızlıkla ilgili sıkıntısı olanların bağırsak hareketlerini yavaşlattığından sorun artıyor. Meyveli olanlarda çok kalorili oluyor ve tatlı olması için şeker ekleniyor. Bu da diyabetliler için zararlı” diyor.
Karpuz vitamin ve mineral içeriyor
Vitamin, mineral ve sıvı ihtiyacı için, karpuz çok yararlı. Ancak tüketilen miktara dikkat etmek gerekiyor. Bir dilim karpuz yenmesi bu dengeyi sağlamada yeterli oluyor. Günlük önerilen 4-5 porsiyon meyvenin, bir defada tüketilmemesi unutulmaması gereken kurallardan.
Günlük su tüketimi ofiste çalışanlarda 2- 2,5 litre, dışarıda çalışanlarda ise 3- 3,5 litre olarak ayarlanması gerekiyor. Sıvı kaybında su tüketiminin kişinin hissettiği ihtiyaca göre 3-4 bardak artırılabileceğini belirten Dr. Parkan, çocuklarda oluşan aşırı terlemeye karşı, meyve suyu, ayran, su tüketimini öneriyor. Su miktarını 1-2 bardak artırmak mümkün. Ayrıca süt ve taze meyve suyu çocuklara yararlı. Yetişkinlerin yaz aylarında salata tüketimini artırmaları önemli. Kahve idrar söktürücü olduğundan yaz aylarında çok tercih edilmemeli. Ayrıca cacık, soğuk çorba, az şekerli limonata, meyveden yapılmış, şeker ilave edilmemiş komposto da tüketilebilir.
İtahımızı nasıl engelleriz
12 Mar 2010, 17:45 | m-colak | henüz yorum yokİtahımızı nasıl engelleriz
Uzmanlara göre, yeme isteğinin kontrol altında tutulması, atıştırma krizinden kurtulmak için sağlıklı karbonhidratlara yönelinmesi, bol bol su içilmesi, yiyeceklerin iyice çiğnenmesi ve güç gerektiren egzersizlerin yapılması gerekiyor.
Duyguları da kontrol ediyor
Beynin, vücutta enerjinin azaldığını fark eder etmez açlık hissetmeye yol açan kimyasal maddeler salgıladığını belirten uzmanlar,
“Ancak beynimizin bu kimyasal maddeleri salgılayan kısmı, aynı zamanda duyguları da kontrol ediyor. İşte, sıkıldığımız veya kendimizi kötü hissettiğimizde hemen buzdolabına koşmamızın başlıca sebebi bu. Ayrıca yemeklerin tadı, kokusu veya görüntüsü de açlık duygusuna sebep olabiliyor. Örneğin, yemek sonrasında canınız, tatlı vitrininde duran o dondurma kasesinden çekiyorsa, bunun sebebi kesinlikle aç olmanız değil, kontrolden çıkan yeme isteğinizdir. Eğer bunu aklınızdan çıkarmazsanız, tokken yediğiniz yemek miktarını en aza indirmiş olursunuz” ifadelerini kullanıyor.
Sık ve az öğün
Gün içinde sık ve az öğünler yemenin, iştahın kontrolden çıkmasını önlemenin en kolay yolu olduğunu kaydeden uzmanlar, şöyle devam ediyor:
“Belki yine arada bir şeyler atıştırmak isteyebilirsiniz, ama bu sefer yiyeceğiniz miktarlar az olacaktır. Böyle bir durumda atıştırmak için sağlıklı karbonhidratlara yönelin, çünkü bu besin türü, sindirim sisteminde daha uzun süre kalıyor ve şeker seviyenizi yavaşça yükselterek daha uzun süreli tokluk hissi sağlıyor. Yapılan araştırmalara göre, tat alma duyusunu değişik tatlarla tatmin etmenin, daha az miktarlarla yetinmeyi sağladığını bildiriyor. Sürekli aynı yemeği yeme, özellikle tadı hoşa gitmiyorsa, bir süre sonra tat alma mekanizmasının iptal olmasına yol açıyor. Ve bu sebeple de kendinizi sanki hiç yemek yememiş gibi hissedebiliyorsunuz. Böyle bir durumu engellemek için öğünlerinizi taze otlarla ve baharatlarla tatlandırabilirsiniz” tavsiyesinde bulunuyor.”
Su tok tutar
Su içmenin, kişinin kendisini tok hissetmesi açısından önemli olduğunun da altını çizen uzmanlar, ayrıca vücut susuz kaldığında, çoğu zaman açlık hissine benzeyen sinyaller gönderdiğini belirten uzmanlar, bol su içmenin, beden su istediği zamanlarda yemeğe yönelmeyi engelleyeceğini kaydediyor.
Uzmanlar, yiyecekleri uzun süre çiğnedikten sonra yutmanın, beynin vücuda giren besinleri kaydetmesine zaman tanımak anlamına geldiğini ifade ediyor. Üstelik bu şekilde tat alma duyusunun da tatmin olduğunu vurgulayan uzmanlar, “Böylece doyduğunuzu anlamanızla, yemeye son vermeniz arasındaki zaman kısalıyor. Fazla yemekten kaynaklanan sindirim sorunlarından kurtulmanız da ayrı bir avantaj” ifadesini kullanıyor.
Egzersiz yapın
Uzmanlar, egzersizler zorlaştıkça vücut ısısının arttığını ve daha fazla kalori yakmaya başlandığını, bu durumun da egzersizi takip eden birkaç saat boyunca iştahın bastırılmasına sebep olduğunu bildiriyor. Böyle bir durumda normal öğün saatinden birkaç saat önce egzersiz yapmanın en mantıklısı olduğunu belirten uzmanlar, şöyle devam ediyor: “Çünkü öğün saati geldiğinde spor yapmanın verdiği etkiyle iştahınız biraz daha kapanır. Fakat asla öğün atlama hatasına düşmeyin, aksi halde hem vücudunuz zayıf düşer, hem de bir süre sonra aşırı yeme isteği duyarsınız.”
Şekerli besinler yaşlanmayı hızlandırıyor
12 Mar 2010, 16:52 | m-colak | henüz yorum yokŞekerli besinler yaşlanmayı hızlandırıyor
Kan şekerinizde ani yükselmelere ve düşmelere neden olan yüksek glisemik yüke sahip besinlerden uzak durun. Bu besinler kana hızla karışan, pankreası aşırı ensülin üretmeye zorlayan ve kanda şeker dalgalanmaları yapan yaşlandırıcı ürünlerdir.
Yüksek glisemik yük kan şekerini ve ensülin seviyesini harekete geçirdiğinde “glikasyon” isimli kimyasal süreçler hızlanmaktadır. Glikasyon hücresel iltihaplanmayı ve kollajendeki yaşa bağlı zararları çoğaltır. Sonuç daha erken oluşan daha derin kırışıklıklardır. Glikasyon sadece serbest radikal hasarlarını tetiklemekle kalmaz proteinleri birbirine yapıştırarak sakızlaşmalara ve bozuşmalara da neden olur.
Bu nedenle şekerlerden ve nişastalardan uzak durmaya çalışmalısınız. Bunun için de öncelikle hazır besinlerden, tatlılardan, pasta, poğaça, börek, kurabiyelerden, un, yağ ve şekerden üretilmiş ve ne yazık ki hepsi de çok lezzetli olan yiyeceklerden uzak durmalısınız. Meyve seçimlerinizde muz, incir, karpuzu sınırlamalısınız. Beyaz unu mutfağınızdan uzak tutmalısınız. Diyetisyeninizle konuşmalı ve düşük glisemik endeksli bir beslenme planı yapmanın yollarını aramalısınız.
Menopozda kilo almamanın yolları
12 Mar 2010, 15:50 | m-colak | henüz yorum yokMenopozda kilo almamanın yolları
Şişman kadınlarda daha erken olmakla birlikte, genellikle menopoz yaşı 48-55 olarak belirtilmektedir. Organizmada değişiklikler gözlenir ve bunların başında hormonsal değişiklikler gelmektedir. Bu dönemde tıbbi tedaviyle birlikte sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktivite çok önem kazanmaktadır. Menopoz sonrası kadınlardaki en büyük sorun ağırlık kazanımının hızlı bir şekilde olmasıdır. Kimi kadınlar yemek yemekten bağımsız olarak yağlandıklarını hissederler. Bu normal fizyolojinin getirdiği bir yağlanmadır. Daha önce kilo sorunu olmayan kadınlarda da şişmanlık gelişebilmektedir. Östrojen düzeyindeki azalma besin alımını etkiler ve bazal metabolik hızda azalmaya neden olur. Kadınlarda fiziksel aktivite düzeyindeki azalma da bu ağırlık kazanımının daha hızlanmasını sağlamaktadır. Yaşamın bu döneminde düzenli fiziksel aktivite önceliklidir. İdeal ağırlığın sürdürülmesi, kalp ve kemik sağlığı için önemlidir. Diyabet, kalp-damar hastalıkları ve kanserden korunmayı sağlar. Bu nedenle menopozdaki kadınların haftada 4-5 kere 45- 60 dakika düzenli olarak yürüyüş veya sevdikleri spor aktivitelerini yapmaları gerekmektedir.
Meme kanserine dikkat
Şişman menopozal kadınlarda, ağırlık kaybı programları planlanırken kemik mineral yoğunluğu ve osteoporoz riski düşünülerek diyetin süresine, şekline ve fiziksel aktivitenin yoğunluğuna dikkat edilmesi gereklidir. Şişmanlık ve östrojen düzeyindeki azalma, kan yağ düzeylerini olumsuz etkilemektedir. Kötü huylu (LDL) kolesterolünde ve trigliserit denilen kan yağı düzeyinde artma iyi huylu (HDL) kolesterolünde azalma oluşmaktadır. HDL/LDL kolesterolü oranının bozulması, kardiyovasküler hastalıklar için önemli bir risk faktörüdür. Menopozdaki şişmanlığın Tip II diyabet oluşumu için de risk faktörü olduğu düşünülmektedir. Halk sağlığı çalışmaların sonuçları menopoz sonrası kadınlarda, beden kitle indeksi ile meme kanseri arasında pozitif ilişkinin varlığını göstermiştir. Bu nedenle mutlaka menopozdaki kadınların vücut ağırlıklarını hedef tartılarında tutmaları önemlidir. Menopozda östrojen düzeyindeki azalma ile kadınların kemik kaybı hızlanır, kalsiyum gereksinmesi artar. Bu dönemde; idrarda kalsiyum atımındaki artış, bağırsaklardan kalsiyumun etkin olarak emilmesindeki azalma ve diyet ile yeterli kalsiyumun alınmaması, kemik kaybının nedenlerindendir. Menopoz sonrası sağlığın korunmasında ve kaliteli bir yaşam için, diyet ve yaşam şeklinin önemli olduğu bilinen bir gerçektir. Araştırmaların sonuçları menopoz sonrası kadınlarda besin gereksinmesinin, genç kadınlardan farklı olduğunu göstermektedir. Beslenme programları düzenlenirken, kadınlarda bu dönemde oluşabilecek şişmanlık, kalp-damar hastalıkları ve osteoporozu önleyici şekilde diyetlerin hazırlanması gereklidir. Bunları sıralayalım:
Besin çeşitliliği şart
1. Her öğünde dört besin grubundaki besinler (süt ve süt ürünleri, et ve benzeri besinler, taze sebze ve meyveler, ekmek ve tahıl grubu besinler) aynı öğünde bireyin gereksinmesine uygun miktarlarda tüketilmeli ve besin çeşitliliği sağlanmalı.
2. Süt-yoğurt grubundan 3-4 porsiyon tüketilmelidir. 1 porsiyon süt grubu= 1 su bardağı az yağlı yoğurt veya süttür. Ya da 2 karper kadar az yağlı peynir anlamına gelir.
3. Et ve et grubundan toplam 3 porsiyon tüketilmesi gerekir. 1 porsiyon et grubu= 2 köfte kadar tavuk-balık veya yağsız kırmızı et veya 1 tabak kuru baklagil yemeği veya 1 kase fındık-fıstık veya 1 adet yumurtadır.
4. Bitkisel özlü sıvı yağlar özellikle soya yağı ve erken hasat zeytinyağı menopozdaki kadınlar için hayat kurtarıcıdır.
5. Besin öğesi olmayan fitokimyasalların (karotenoidler, flavonoidler, isoflavonoidler, polifenoller vb.) tam olarak bilinmemekle birlikte, kronik hastalıklara karşı koruyucu etkisinin olduğu düşünülmektedir. Bu nedenle çiğ sebze ve kabuklu meyveler, fitoöstrojen özelliği nedeniyle soya ve ürünleri beslenmelerinde yer almalıdır.
6. Osteoporoz ve kalp damar hastalıklarındaki koruyucu etkisi düşünülerek, omega 3 yağ asitlerinden zengin diyetlerin tüketilmesi önerilmektedir. Bunlar ceviz, balık, ayçiçeği yağı, soya yağı, ayçekirdeği, badem gibi besinlerin güvenli miktarlarda beslenmelerinde bulundurmaları gerekmektedir.
7. Basit şekerlerin yerine kompleks karbonhidratlar tercih edilmelidir. Şekerin fazla tüketilmesinin sadece enerji sağlayarak, diyetin besin öğesi yoğunluğunu sınırlandıracağı unutulmamalıdır.
8. Sebze ve meyvelerden zengin diyetler uygulanmalı. Posa tüketimi arttırılmalı. Diyetle yeterli miktarda posa alınmasının kronik hastalıklardan (şeker hastalığı, kanser ve kroner kalp hastalığı vb.) koruyucu tedavi edici özelliği vardır. Ayrıca posa, barsak faaliyetlerinin düzenlenmesini sağlayacaktır.
9. Hayvansal proteinden zengin besinlerin tüketilmesi doymuş yağ tüketimini de arttırır. Bu nedenle az yağlı süt ve süt ürünleri, yağsız etler, derisiz tavuk-hindi eti tüketimi hayvansal kaynaklı proteinlerdir.
10. Kalsiyumun yeterli miktarda tüketilmesi önem taşımaktadır.
11. Yemekler e aşırı tuz eklenmemeli ve tuzlanmış besinler fazla tüketilmemelidir.
12. Alkolden sakınılmalıdır. Alkol, bazı vitamin ve minerallerin vücutta kullanılmasına olumsuz etkide bulunur. Kemik oluşum hücrelerini harap eder ve kalsiyum emilimini bozar. Şişmanlığa zemin hazırlar.
13. Sigara içilmemelidir. Sigara kalp damar hastalıkları riskini arttıracağı gibi, D vitaminin aktif şekline dönüşümünü azaltır. Aynı zamanda kandaki C vitamini düzeyini ve serum östrojen düzeyini de düşürür.
14. Aşırı kafein tüketilmemelidir. Kafein içeren çay, kahve türleri ve kola tüketimi sınırlandırılmalıdır.
15. Her gün bol sıvı alınmalı ve sulu yiyecekler tüketilmelidir.
- İğne oyası yeni modeller
- Suyu yeterince içiyormuyuz
- İtahımızı nasıl engelleriz
- Şekerli besinler yaşlanmayı hızlandırıyor
- Menopozda kilo almamanın yolları
- Etaminden tavşanlı kapı süsü
- Eşinizle konuşun uzun yaşayın
- Kurdela nakışlı güzel havlu modeli
- Kurdelalı örgü beyaz bebek patiği
- Renkli ipten dantel kırlent modeli
- Tek düğmeli tığişi bebek hırkası
- Yandan düğmeli örgü ebruli bebek hırkası
- Dantel azarlama örgü kazak modeli
- Bacak bakımı nasıl yapılır
- Cilt Bakımında Doğrular ve Yanlışlar
- Parlak bir cilt için ne yapmak gerekir
- Çikolatalı Cilt Bakımı
- Selüliti Önleyen Besinler hangileridir
- Drop örgü bayan kazak örneği
- Siyah noktalar için öneriler
- Kısa kol örme bayan kazak modeli
- Cilt lekeleri
- Hamilelikte kaşıntının nedenleri
- Diri ve güzel göğüsler için
- Ağız kokusundan kurtulmak için
- Pat yaka örgü kazak modeli
- İki renkli hırka örgü örneği
- Kadın örme desen iç ceket
- Kırpılmış hırka örgü modeli
- Kısa kol tığ hırka örneği
- Kolsuz örgü shell kazak modeli
- Mozaik desen kısa kol kazak modeli
- Mozaik örgü kazak örneği
- Reglan kol kayık yaka kazak modeli
- Şal yaka hırka örneği
- Sarışınlar nasıl makyaj yapmalı
- Saç örgülü kolye modeli
- Boyun ve dekolte bakımı
- Tığ işi kazak süveter
- Polo yaka örgü tshirt kazak
- Bebek hırka ve bahçıvan takımı
- Bel sağlığı için öneriler
- Bronzlaşmak için losyon
- Berdolu tığ işi yazlık bluz modeli
- Beş şiş örülmüş yatak odası modeli
- Bulgurlu köy köftesi
- Çullu köfte tarifi
- Altınbaşak flores uyku seti
- Analı kızlı köfte tarifi
- Çıldır köfte yapılışı
- Clasico altın başak uyku seti
- Cızbız köfte tarifi
- Rebecca uyku seti
- Altınbaşak bornoz takımı
- Rengin altınbaşak masa örtüsü
- Roselli masa örtüsü
- Altınbaşak azel uyku seti
- Ispanaklı çanak köfte
- Boru boncuklu kenar oya modeli
- Çeyizlik süslemeli havlu örneği
- Çiçekli havlulara renkli dantel örneği
- Çizikli örgü şapkalı bere modeli
- Dantel anglez tepsi örtüsü modeli
- Hesap işi buz dolap örtüsü örneği
- Kolay hoş havlu dantel örneği
- Açık pembe saç örgü atkı örneği
- Beyaz örgü bere ve mini örgü panço
- Boğazı düğmeli panço örneği
- Düğmeli panço ve örgü bere modeli
- Kırmızı örgü hoş şal örneği
- Çilek ve salatalıklı tonik
- Saç örgü panço modeli
- Şık spor örgü şal örneği
- Akıllı ip zigzaglı panço bere takımı
- Düğmeli örgü etol modeli